DOLAR
44,4587
EURO
51,2308
ALTIN
6.451,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ
Parçalı Bulutlu
15°C
Tekirdağ
15°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
11°C
Cuma Az Bulutlu
16°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
14°C
Pazar Yağmurlu
12°C

Selcan Taşçı’dan TBMM’de Milli Parklar Tepkisi: “Bu Kanuna Karşı Çıkmak Vatan Savunmasıdır”

Selcan Taşçı’dan TBMM’de Milli Parklar Tepkisi: “Bu Kanuna Karşı Çıkmak Vatan Savunmasıdır”
07.03.2026 13:09
9
A+
A-

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmekte olan ve milli parkların statüsünü zayıflatacağı gerekçesiyle eleştirilen kanun teklifine sert tepki gösterdi. İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Taşçı, söz konusu düzenlemeye karşı çıkmanın kendi açısından vatan savunmasına eşdeğer olduğunu söyledi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan Taşçı, konuşmasına dünyada yaşanan çatışmalara dikkat çekerek başladı. Televizyon ekranlarında savaş görüntülerinin adeta bir film izler gibi takip edildiğini belirten Taşçı, insanlığın yaşanan trajedilere karşı giderek duyarsızlaştığını ifade etti.

Dünyanın farklı şehirlerinde yaşanan dramların bir sinema sahnesi gibi izlendiğini dile getiren Taşçı, “Tahran’ı, İsfahan’ı, Tel Aviv’i, Beyrut’u izliyor dünya ama bir Hollywood yapımını izler gibi izliyor. Üstelik bir melodramda dökülen gözyaşı kadar bile gözyaşı dökmeden” dedi. Taşçı, savaş ve insanlık suçlarının giderek sıradanlaşmasının insanlık açısından büyük bir tehlike oluşturduğunu vurguladı.

Konuşmasının devamında Meclis gündemindeki kanun teklifine değinen Taşçı, hükümetin önce fiili durum yarattığını, ardından bunu yasal düzenlemelerle resmileştirmeye çalıştığını savundu. Bu duruma karşı çıkmanın milli bir görev olduğunu belirten Taşçı, “Buna ‘dur’ demek bu milletin hukukunu koruma görevidir” ifadelerini kullandı.

Milli parkların anayasal koruma altında bulunan alanlar olduğunu hatırlatan Taşçı, bu bölgelerin yalnızca doğal güzelliklerden ibaret olmadığını, aynı zamanda ülkenin ekolojik güvenliği açısından da hayati öneme sahip olduğunu söyledi. Taşçı, “Milli parklar doğanın müşterek yaşam alanlarının vahasıdır. Bir karış toprağından vazgeçmeyiz dediğimiz vatanın yüz binlerce hektarlık bölümünden söz ediyoruz” dedi.

Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler arasında bulunduğuna dikkat çeken Taşçı, milli parkların ekosistem açısından kritik rol oynadığını ifade etti. Söz konusu düzenlemenin doğal alanları enerji ve madencilik faaliyetleri başta olmak üzere çeşitli ticari faaliyetlere açabileceğini ileri süren Taşçı, bunun ekosistem üzerinde ciddi tahribata yol açabileceğini dile getirdi.

Taşçı, doğal alanların ticari faaliyetlere açılmasının ülkenin doğal savunma mekanizmasını zayıflatacağını belirterek, “Doğal savunma mekanizmamız olan bu alanların ticari faaliyetlerin istilasına açılması ülkenin doğal kalelerini çökertmektir” diye konuştu.

Konuşmasında söz konusu yaklaşımı sert sözlerle eleştiren Taşçı, doğal varlıkların ekonomik rant uğruna feda edilmesinin ülkenin geleceğinden vazgeçmek anlamına geldiğini söyledi. Taşçı, “Bu tutum ile ülkesinin emperyalist işgale uğramasını kutlayanların tutumu arasında fark yoktur” dedi.

Taşçı ayrıca konuşmasında toplumsal güven ve iç cephe kavramına da değindi. Toplumun devletine güvenmeye en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde gazetecilere yönelik gözaltı işlemlerinin kamuoyunda soru işaretleri yarattığını ifade eden Taşçı, gazeteci Kenan Şener’in gözaltına alınmasını örnek gösterdi.

Toplumsal kutuplaşmanın iç cepheyi zayıflattığını belirten Taşçı, suç örgütleri ve çetelerin sokaklarda daha görünür hale gelmesinin güvenlik açısından risk oluşturduğunu söyledi.

Konuşmasının sonunda hükümetlere çağrıda bulunan Taşçı, bölgenin hassas bir dönemden geçtiğini belirterek siyasi hesapların bir kenara bırakılması gerektiğini ifade etti. Taşçı, hükümetlerin önceliğinin yeniden seçilmek değil, insanı yaşatmak olması gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.