Tekirdağ’ın Malkara ilçesine bağlı Tekkeköy Mahallesi, barındırdığı isimli ve isimsiz türbeler, geçmişte var olduğu bilinen kale kalıntıları, eski mezarlık alanları ve Trakya folklorunun en dikkat çekici ritüellerinden biri olan Cemal Ritüeli ile çok katmanlı bir tarihsel mirasa ev sahipliği yapıyor
Tekke ve tasavvuf geleneğinden savunma yapıları ve sözlü kültüre uzanan bu zengin geçmiş, Tekkeköy’ü bölgenin önemli hafıza mekânlarından biri haline getiriyor.
Edinilen bilgilere göre Tekkeköy’de geçmiş yıllarda birden fazla mezarlık bulunuyordu. Zaman içerisinde yerleşim alanlarının genişlemesi, imar düzenlemeleri ve farklı nedenlerle bu mezarlıkların büyük bölümü taşındı. Ancak bazı mezarlar bulundukları yerlerde bırakıldı. Günümüze ulaşan bu mezarların bir kısmının çok eski dönemlerden kaldığı, tarihsel kimliklerinin ise tam olarak bilinmediği ifade ediliyor.
Mahallede yer alan mezarların bazıları mezar taşı yaptırılarak isimlendirilmiş durumda. Buna karşın bazı mezarlarda herhangi bir isim, tarih ya da kimlik bilgisi bulunmuyor. İsim bulunan mezarların da kime ait olduğu konusunda net bilgiler yer almıyor. İsimsiz mezarlar ise halk arasında daha çok manevi yönü güçlü, ermiş ya da evliya olarak kabul edilen kişilere ait olarak anılıyor.
Tekkeköy’de bulunan “Koyun Baba” türbesi de dikkat çekiyor. Aynı isimle anılan bir türbenin de yakınlardaki Yörükköy’de olduğu biliniyor. Aynı isimli iki farklı türbenin varlığı, geçmişte bu adla bilinen birden fazla kişinin yaşamış olabileceği ya da zaman içinde anlatıların iç içe geçtiği ihtimalini gündeme getiriyor. Bunun yanı sıra mahallede bulunan Neviş Azize Ana Türbesi de yöre halkı tarafından bilinen ve ziyaret edilen mekânlar arasında yer alıyor.
İsmi bulunmayan mezarların da zaman zaman ziyaret edildiği, özellikle dilek dilemek amacıyla bu alanlara gelenlerin olduğu gözlemleniyor. Vatandaşların bu alanlarda dilek dilediği, geceden mezarın altındaki küçük ahşap bölmeye yiyecekler bıraktığı ve sabah şifa aranan kişiye yedirildiği anlatılıyor.
Bu uygulamalar, mezarların yalnızca tarihsel değil, aynı zamanda yaşayan bir inanç pratiğinin parçası olduğunu da gösteriyor.
Mahallenin adı, bölgenin geçmişine dair önemli ipuçları sunuyor. “Tekkeköy” ismi, geçmişte bu bölgede çok sayıda tekkenin bulunduğunu düşündürüyor. Nitekim devlet arşivlerinde yer alan kayıtlarda mahallenin adının “Tekke” olarak geçtiği görülüyor. Arşiv belgeleri, bazı şeyh ve tasavvuf ehlinin bu bölgede faaliyet gösterdiğine işaret ediyor. Bu belgelerde Şeyh Ali Efendi’nin adının da yer aldığı ifade ediliyor.
Tekkelerden günümüze büyük ölçüde hazirelerdeki mezarlar ve türbeler kalmış olsa da, Tekkeköy Mahallesi bu yönüyle önemli bir tarihsel hafıza alanı olma özelliğini sürdürüyor. Bu tür yapı ve mezarların korunması, yalnızca yerel tarih açısından değil, Trakya’nın inanç ve tasavvuf geleneğinin anlaşılması açısından da büyük önem taşıyor.
Mahalle sakinleri ise bu mezar ve türbelerin kayıt altına alınmasını, bilimsel araştırmalarla kimliklerinin ortaya çıkarılmasını ve kültürel miras olarak korunmasını istiyor. Tekkeköy’de sessizce ayakta duran bu türbeler, geçmişle bugün arasında kurulan güçlü bir bağ olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor.
Tekkeköy’ün geçmişine dair dikkat çeken bir diğer unsur ise köy sınırları içerisinde bir kalenin varlığının biliniyor olması. Köyün zirvesinde yer aldığı ifade edilen bu kaleye ait sur ya da duvar kalıntıları günümüzde tamamen ortadan kalkmış durumda. Ancak kalenin bulunduğu alanda yapılan yüzey gözlemleri, burada geçmişte bir yerleşim ve yaşam alanı olduğuna işaret eden önemli bulgular ortaya koyuyor. Alanda rastlanan pitos parçaları, çeşitli kemik kalıntıları ve farklı dönemlere ait olduğu değerlendirilen diğer bulgular, Tekkeköy’ün yalnızca inanç yapılarıyla değil, savunma ve yerleşim açısından da tarihsel bir öneme sahip olduğunu gösteriyor.
Aynı mahallede, kaleye yakın konumlardan birinin geçmişte “Cemal Mezarlığı” olarak kullanıldığı da biliniyor. Günümüzde aktif olarak tarım yapılan bu alanın, eski bir mezarlık olduğu yönündeki bilgiler sözlü tarih anlatımlarıyla günümüze ulaşıyor. Tarla üzerinde yapılan yüzey taramalarında zaman zaman insan kemiklerine rastlanabildiği ifade ediliyor. Ancak bu kalıntıların büyük ölçüde tarımsal faaliyetler nedeniyle parçalanmış durumda olduğu belirtiliyor.
Tekirdağ folklor tarihinde önemli bir yere sahip olan Cemal Ritüeli, tarımda bolluk ve bereket amacıyla yapılan geleneksel bir ayin olarak biliniyor. Prof. Dr. Erman Artun’un Tekirdağ Folklor Araştırması adlı eserinde aktarılan bilgilere göre, mahsul ekiminin ardından gece yarısından sonra icra edilen bu ritüelde, maskeler takan ve farklı rollere bürünen cemaller meşaleler eşliğinde köyü dolaşarak evlerden buğday ve para topluyor, toplanan buğday bereket dileğiyle saçılıyordu. Dramatik ve sert uygulamalarıyla dikkat çeken Cemal Ritüeli, zaman zaman korkutucu kanlı ve ölümlü boyutlara ulaşan yönleriyle Trakya’nın en çarpıcı kültürel miras unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Söz konusu köydeki bulgular, Tekkeköy’ün yalnızca dini ve tasavvufi kimliğiyle değil, aynı zamanda yerleşim, savunma ve gündelik yaşam açısından da çok katmanlı bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koyuyor. Kale alanı ve eski mezarlık olarak bilinen bölgelerde yapılacak bilimsel ve arkeolojik çalışmalar, köyün tarihine ilişkin önemli veriler sağlayabilir.
Kaynak: Özge Ebecek