DOLAR
43,8290
EURO
51,6962
ALTIN
7.183,04
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ
Parçalı Bulutlu
11°C
Tekirdağ
11°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
15°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
10°C
Pazar Hafif Yağmurlu
5°C
Pazartesi Açık
10°C

Marmaraereğlisi’nde Kimyasal Tank Alarmı: Deprem Bölgesine 238 Yeni Tank

Marmaraereğlisi’nde Kimyasal Tank Alarmı: Deprem Bölgesine 238 Yeni Tank
27.12.2025 10:49
4
A+
A-

Tekirdağ Marmaraereğlisi İlçesi sınırları içerisinde Opet tarafından yapılması planlanan Akaryakıt – Kimyasal Depolama kapasite Artışı projesi ile ilgili olarak, Çevresel Etki ve Değerlendirme ÇED süreci başladı ve ÇED Başvuru Dosyası halkın görüşüne açıldı.Proje kapsamında mevcut 68 kimyasal depolama tanklarına 268 yeni tank eklenmesi planlanıyor. Sivil toplum kuruluşları, bölge halkı ve yerel yöneticiler projeye itiraz ederek, yasal süreç başlatmaya hazırlanıyor.

Birinci derece deprem bölgesinde böyle bir tesisin faaliyet göstermesinin risklerine dikkat çekilirken, Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği’ne de aykırılıklar içerdiği vurgulanıyor.

Söz konusu projeye göre, halihazırda terminal sahasında bulunan 68 tanka ek olarak, 238 adet yeni tankın kurulması planlanıyor. Toplam depolama kapasitesinin 2 milyon 386 bin 552 metreküp olacağı belirtiliyor. Akaryakıtın yanı sıra arıtılmış su, balast, slop ve yangın suyu dahil edildiğinde toplam kapasitenin 3 milyon 158 bin 857 metreküp olacağı kaydediliyor.

Yerleşim Alanlarına Yakın

Planlanan depolama tesisi İlçe merkezine 100 m, Yeniçiftlik Mahallesine 4 km, Yenice Mahallesine 8 km, Süleymanpaşa İlçesine yaklaşık 38 km, BOTAŞ Dolum tesislerine ise 1 km uzaklıkta yer alıyor.

“Birinci Derece Deprem Bölgesinde Büyük Risk”

Bölge sakinleri, sivil toplum kuruluşları, muhalefet milletvekilleri ve ilçe belediyesi olası bir kaza veya doğal afet durumunda meydana gelebilecek patlama ve sızıntıların Marmaraereğlisi için büyük bir tehdit olduğunu belirtiyor.

“Etrafımız Bombalarla Sarılı”

35 yıldır Marmaraereğlisi’nde yaşayan inşaat çalışanı Suat Sarı, firmaların daha çok para kazanmak için yaşamı yok ettiklerini belirtti.
Marmaraereğlisi’ne sahip çıkmak gerektiğini aktaran Sarı, bölgenin yaşanmaz hale geldiğini aktardı. Gaz kokusu olduğunu paylaşan Sarı, 2024 yılında akaryakıt tesisinin iskelesine yakıt almak için yanaşan tankerden yükleme sırasında denize 12 bin litre mazot sızdığını hatırlatarak şunları paylaştı:
“Petrol, denizlere sızıyor. Opet’in dışında BOTAŞ var. Etrafımız bombalarla sarılı. Burada kimyasal tank istemiyoruz. Biz, bunların yerine açlığa razıyız. İktidar, burayı neredeyse Dilovası’na çevirecek.Sermaye, büyüdükçe daha fazla büyümek istiyor.Biz yaşam istiyoruz.”

“İstihdam Söylemiyle Gerçekler Gizleniyor”

Geçtiğimiz gün gerçekleşen Halkı Bilgilendirme Toplantısı’nda söz aldıklarını dile getiren yöre halkı, denize petrol sızdığına ilişkin iddiaların firma yetkililerine aktarılmasına rağmen yetkililerin söz konusu olaydan haberdar olmadıklarını belirtmelerini sert sözlerle eleştirdi. Vatandaşlar, bu durumun kabul edilemez olduğunu ifade ederek yaşananları ayrı bir skandal olarak nitelendirdi.

Firmanın, istihdam söylemleriyle projeyi güzellemeye çalıştıklarını belirten vatandaşlar, asıl amacın kamuoyunun tepkisini yumuşatmak olduğunu, çevreye ve insan sağlığına yönelik risklerin görmezden gelindiğini belirtti.

Belediye Başkanı Bozkurter: “Rantsal Büyümeye Karşıyız”

Projeye sonuna kadar karşı olduklarını dile getiren Marmaraereğlisi Belediye Başkanı Onur Bozkurter de ilçenin, sanayi ve kimyasal depolama alanına dönüştürülmesine izin vermeyeceklerini belirtti.
Marmaraereğlisi’nin, Kocaeli’nin yoğun sanayi bölgesi olan Dilovası gibi olmayacağını ifade eden Bozkurter, hem ilçe belediyesi hem de büyükşehir belediyesinin söz konusu projeye ilişkin görüşlerinin olumsuz olduğunu söyledi.
“Rantsal büyümeye sonuna kadar karşıyız” diyen Bozkurter, yangın ve güvenlik konusunda firmanın yeterli önlem alamayabileceğini vurguladı. Mantıklı yatırımlara destek verebileceklerini fakat bu tarz riskli yatırıma karşı olduklarını dile getirdi.

Çevre Düzeni Planlarına Aykırı

Marmaraereğlisi Kent Konseyi Başkanı Atilla Olgaç, projenin Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı ile Tekirdağ Çevre Düzeni Planı’na aykırı olduğunu ve Trakya’nın birinci derece deprem risk bölgesi içerisinde yer alması nedeniyle tesisin büyük bir felaket riski barındırdığını dile getirdi. Olası bir kaza ya da doğal afet durumunda geniş bir alanda telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğabileceği uyarısında bulundu.

Depolanacak Kimyasallar Endişe Yaratıyor

Projeye ilişkin teknik detayları paylaşan Olgaç, akaryakıt ürün tanklarında siyah ürün olarak ham petrol, fuel-oil çeşitleri ve kalyağın; beyaz ürünler kapsamında ise SAF, benzin, motorin, Jet A-1, Jet A-8, MTBE, JP-8, kerosen, benzen nafta, biyoetanol, bunker yakıtı, izomerat, reformat, biyodizel, toluen, hekzan, pentan, LPG ve slop gibi ürünlerin depolanmasının planlandığını ifade etti. Kimyasal ürün tanklarında ise aromatikler, asitler, petrokimya hammaddeleri ve ürünleri başlıkları altında para-ksilen, fenol, monopropilen glikol, izopropil alkol, stiren monomer, etil ve metil alkol, etil ve butil asetat, asetik asit, vinil asetat monomer, butil akrilat, MEG, DEG, kostik, sülfürik ve fosforik asit gibi çok sayıda maddenin depolanacağını belirten Olgaç, ayrıca tesiste günlük 120 ton AdBlue üretimi ve depolamasının da öngörüldüğünü vurguladı.

Tank temizliği sırasında oluşacak kimyasal atık suların nasıl bertaraf edileceğine ilişkin projede net bir açıklama bulunmadığını dile getiren Olgaç, proje hazırlık ekibinde su ürünleri mühendisi, biyolog ya da hidrobiyolog yer almadığını, bu durumun deniz canlılarının yaşam alanlarına olası etkilerin yeterince değerlendirilmediğini gösterdiğini söyledi.

Projenin, 11 Temmuz 1993 tarihli Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği’ne de aykırılıklar içerdiğini aktardı.

 

Yönetmeliklere ve Sağlık Etki Değerlendirmesine Aykırı

 

ÇED raporunu incelediklerinde ciddi ekolojik risklerle karşılaştıklarını belirten Olgaç, “Tesis hem yapım hem de işletme aşamasında deniz ekosistemini olumsuz etkileyecek, kimyasal tank temizliğinden kaynaklanan atık suların arıtımına ilişkin yeterli teknik açıklama ÇED raporunda yer almıyor. Projenin hayata geçmesi halinde deniz canlılarının yaşam alanları zarar görecek, yerleşim alanlarına yakınlığı nedeniyle koku ve gaz salınımları insan sağlığı için büyük bir tehdit” dedi.
Projede Sağlık Etki Değerlendirme (SED) raporunun bulunmadığını ve ÇED raporunda çok sayıda planlama aykırılığı yer aldığını sözlerine ekledi.